Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
info |

bon73@mynet.com

Yazılar

Eflatun´a iki soru sormuşlar:
- Birincisi; "İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan davranışları
nelerdir?
- Eflatun tek tek sıralamış:
- "Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.
Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler.
Ama sağlıklarını geri almak için para öderler.
Yarından endişe ederken bu günü unuturlar.
Hiç ölmeyecekmiş gibi yaşarlar.
Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler."

Sıra gelmiş ikinci soruya;
- "Peki sen ne öneriyorsun?"
Bilge yine sıralamış:
- "Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın.
Yapılması gereken tek şey sadece kendinizi sevilmeye
bırakmaktır.
Önemli Olan; Hayatta En Çok Şeye Sahip
Olmak Değil, En Az Şeye İhtiyaç Duymaktır.

Gerçek dışarıda değil sendedir. Kendini kolla, kendini bul, kendi önünde eğil, kendine üstün ol, gerçeği göreceksin. Bu gerçek ne eşyada, ne senin dışında ne de dışarı ülkelerdir, ilkin kendi kendine ettiğindedir. Kendini yener, kendi önünde eğilebilirsin, düşünde görmediğin kadar hür olacaksın; büyük bir işe başlayacaksın, başkalarını hür kılacaksın, çevrende hep mutluluk göreceksin. Hayatın gerçekten yaşanmış olacak, sonunda da ulusunu, ulusunun kutsal gerçeğini anlayacaksın. İnsanlık sevgisi, kardeşlik ülküsü ne çingenelerde, ne de başka bir yerdedir. Sen ilkin evrensel sevginin adamı olduğunu göster. Kinci ve mağrur olma. Sanma ki hayat sana karşılıksız verilmiş bir armağandır…

 

1. aklınıkullan
2.iyice tanımadan hiçbir insana güvenme
3.bitmemiş ilişkilerin üzerine ilişki kurma,üzülen sen olursun
4.iyice soruştur,diğer insanlarında haklı olbileceğini unutma
5.seni takmayanı sen hiç takma
6.güvenmediğin biriyle asla flört etme
7.yalanını yakaldığın kişinin düzeleceğini düşünme
8.insanlara doğru değer ver hak etmeyenleri sil
9.kimseye yalvarma
10.asla dönüp arkana bakma
11.sır tutmasını bil
12.dostlarının sevgilinden daha önemli olduğunu unutma, onları asla sevgilin için satma
13.hak ettiğin sevgiyi alamadın mı?kendini üzme sorun sen değilsin
14.kimsenin lafıyla dolduruşa gelme ama aklının bir köşesinde tut
15.kafanda bitirdikten sonra iki çift tatlı söz iki damla gözyaşı için asla yumuşama
16.seni sevenlerle kullananları iyi ayırt et
17.seni dinleyip anlamaya niyeti olmayanlarla asla tartışma
18.emrivaki oluşturulan dostlukları kabul etme
19.eğer verdiğin sır o kişide kalmıyorsa ikinci bir sır şansı verme
20.dostun olacak insanları bazı kriterlere göre belirle
21.kendini öven insanlardan kaç
22.karşındakinin doğru söylediğini varsayma
23kendine saygını yitirmene neden olacak hiçbirşeyi yapma
24.sorunun olduğunda insanlar zaman ayırıp seni dinliyorsa onların öğütlerini gözardı etme
25.göz göregöre su birikintilerine taş atma mutlaka üzerine sıçrar
27.sen istemediğin sürece tanrı dışında kimsenin seni üzemeyeceğini aklından çıkartma
28.gözyaşlarını değerini bil onları hak etmeyenler için harcama
29sana bahşedilen zekayı kullanmayarak tanrıya hakaret etme,
30.senin zekana inanan insanları hayal kırıklığına uğratma
31kendini sev
32.alkol alınca kendini yitirenlerle asla tartışma
33.dışardakü güneşe bakıp gülümse ve önünde kocaman bir gelecek olduğunu unutma
34.dostluğunla tetinmeyenler için hiç bir fedakarlık yapma
35.insanları kaybediyorsun diye ağlayıp sızlanma ama kazandığın insanların değerini bil
36.aşkta bile mantığına küsma çünkü kalbin doğru yolu bulacak içgüdüye sahip değil
37.kimseye taşıyabileceğinden fazla değer verip b unlarla övünmesine izin verme
38güvenmediğin kimseye aleyhinde kullanılabilcek koz verme
39.istediğini almak için asla duygu sömürüsü yapma
40.sana duyulan sevgiyi ve güveni istismar etme

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum… Ah bir görsem, bitirsem içimdeki özlemini bu kadar zor gelmeyecekti senden, sevginden vazgeçmek… Nasıl olsa alışkınım ya seni görmemeye, galiba böyle de başarabilirim…

Neler yazmak istiyorum sana bir bilsen, tek yapabildigim yazmak oldugundan yine yazıyorum işte! Seni daha önce de yazmıştım ama bu kez bir daha yazmamak üzere, seni beynimde, içimde bitirerek yaziyorum, yada bitirmek isteyerek… Ne kadar sürer bilmiyorum ama ben senden, sevginden vazgeçmek istiyorum.

Dünyaları etrafında döndürmek isteyen bir kalbi bilerek isteyemezdim. Kendimden ve senden habersiz "bir tanemmm" olmuştun sen… Öyle ya; Sen bir taneydin; Eşin benzerin yoktu yeryüzünde, Yoktu Sen Kadar Güzel Güleni!

Ne kadar gerçeksen o kadar yalandın… Ve ben her seferinde en baştan başladım… Yeniden bir sondayım ama bu kez yeniden başlayacak gücüm yok… Ben senden vazgeçmek istiyorum!

Herkes gibi biri olmanı yada hiç kimse olmanı istiyorum… Sesini duymak için telefonlara sarılmaktan vazgeçmek, ismini duydugumda içimin titreyip,gözlerimin dolmasından kurtulmak istiyorum… Senin benim için herhangi biri olman ne kadar zor bir bilsen… Zaten kolay olan ne vardı ki benim için; Sanki seni öldürmemle sevmem arasında hiçbir fark yoktu…. Ve ben hep sevgim yüzünden cezalıydım…Hiç sonu olmayan bir yolda seninle yürümek,yeni çıkan filmleri birlikte izlemek, saatlerce sana sarılı kalmak,sadece ama sadece bir kez olsun sana sarılıp uyumak, bir sabah gözlerimi açtıgımda yanımda seni bulmak isterken, sen sevgimle utanmamı sagladıgın için galiba gerçekten "bir taneydin"!

Işte bu yüzden imkansızlıgına hep inandım!
Ben yalnız kalıp seni düşünmeyi deli gibi sever oldugumda, sen benim her şeyim oldugunda ben senin için hiç yoktum… Bu yüzden yalnızlıklarım, aglamalarım, özlemlerim canını hiç acıtmadı.Benim tarafımdan sevilmek belki de hayatında önemseyecegin en son şeydi…

Keşke kendi dünyamda bir zamanlar seni sevdigimden hiç bahsetmeseydim
Sen beni hiç sevmedin!
Ben Seni Seviyorum dedigimde Seni Seviyordum!
Ben Seni Özlüyorum dedigimde Seni Özlüyordum.
Ben Senin Için Ölürüm Dedigimde ben senin özleminden zaten ölüyordum…

Ve Ben Simdi Senin Hayatından Gidiyorum!

Ben Kaybettim…
Sen Kazandın!
Artık sesimi duymayacaksın…

Sana sımsıkı sarılmak istiyordum, kokunu içime yıllarca bana yetecek kadar çekerek, sana sımsıkı sarılmak istiyordum…. Gelmedin!

Gelsen yapabilir miydim bilmiyorum…Ben artık gidiyorum..

Neden Siper kazdılar neden canlarını verdiler.

Namusumuz dediğimiz kızlarımız, evlatlarımız bu hale gelsin diye mi?

Seyit Onbaşı yüzlerce kiloluk mermiyi tek başına ne için yükledi topa?

Gençlerimiz uyuşturucu ve alkol batağında yok olsunlar diye mi?

Binlerce mermiye ne için göğüs gerdiler?
Bu Resim Küçültülmüştür.Resmin Orjinal Botuyunu Görmek İçin Tıklayınız.Orjinal Boyut 720×540 ve 359KB.


İnsanımız ahlaksız yayınları seyrederek TÜRK örf ve adetlerinden uzaklaşsın ar, namus ayaklar altına alınsın diye mi ?

Perişan olmuş bir vaziyette vatan için mücadele eden Mehmetçik ne için şehit oldu?

Kendini bilmez maşaların yayınlarından etkilenelim diye mi?
02.01.2007 de ATV de yayınlanan progamın tartışma konusu “Bekaret önemli mi? Namus diye bişey var mı?”

Bu Resim Küçültülmüştür.Resmin Orjinal Botuyunu Görmek İçin Tıklayınız.Orjinal Boyut 800×600 ve 835KB.


[/font]ÇANAKKALE GEÇİLMEZ Dİ…AMA NASIL GEÇMİŞLER ŞİMDİ ANLADINIZ MI?18 MART GELDİĞİNDE ÇANAKKALE GEÇİLMEZ DİYE ÖVÜNÜP O MUHTEŞEM DUYGUYU HİSSETMEYİN SAKIN KENDİNİZİ KANDIRMAYIN.ATALARIMIZ BİZİM İÇİN ÇANAKKALEYİ KAPATMIŞLARDI… AMA BİZ KENDİ ELLERİMİZLE DÜŞMANA ÇANAKKALEYİ GEÇİRDİK…

ŞU ANDA DÜŞMANIN EN BÜYÜK SİLAHI“TELEVİZYON”BİLİNÇLİ HER VATANDAŞIMIZ BU KONUDA GEREKLİ ÖZENİ GÖSTERSİN VE GENÇLERE AHLAKSIZ VE KÖTÜ TELEVİZYON PROGRAMLARINI SEYRETTİRMESİN VE SEYRETMESİN. BU KONUDAKİ TEPKİMİZİ ORTAYA KOYALIM
Şimdi tekrar düşünün,Bu kadar insanımız bütün bunlar için mi şehit oldu?Maalesef değil ama umursamazlığımız yüzünden bugün bu hale geldik.

Şehitler tepesi boş değil,
Biri var bekliyor.
Ve bir göğüs, nefes almak için;
Rüzğar bekliyor.
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye;
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?
Destanını yapmış,kasideye kanmış.
Bir el ki;ahretten uzanmış,
Edeple gelip birer birer öpsün diye faniler!
Öpelim temizse dudaklarımız,
Fakat basmasın toprağa temiz değilse ayaklarımız.
Rüzğarını kesmesin gövdeler
Sesinden yüksek çıkmasın nutuklar,kasideler.
Geri gitsin alkışlar geri,
Geri gitsin ellerin yapma çiçekleri!
Ona oğullardan,analardan dilekler yeter,
Yazın sarı,kışın beyaz çiçekler yeter! Söyledi söyleyenler demin,
Gel süngülü yiğit alkışlasınlar
Şimdi sen söyle söz senin.
Şehitler tepesi boş değil,
Toprağını kahramanlar bekliyor! Ve bir bayrak dalgalanmak için;
Rüzğar bekliyor!
Destanı öksüz ,sükutu derin meçhul askerin;
Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye
Yattığı toprak belli,
Tuttuğu bayrak belli,
Kim demiş meçhul asker diye?… 
 
 
Arif Nihat Asya

 

Aşkımın tahtına oturan, Naz makamının Efendisi!…

Dünya insanının sana muhtaç anları, nisan sabahlarıydı. Olmadığın iklimlerin yağmurları bulanıktı. Ötelerden bir Rahmet düşmüyor, gönül yamaçları baharı bilmiyordu. Kainata teşrifinle gönüller cennet yamaçlarının rengini aldı. Ve hayat çeşmesinin ufukları damla damla görünmeye başladı.

Ne büyük şerefti Seni bilmek!..
.
Seni bize bildiren Rab’be şükürler olsun…

Adını konuşmaya başladığımız zaman öğrendik, ilk ezberlediğimiz belki senin ismindi.
Doğduğun yerin ismini, hicretini ve Rab’bimin izniyle seni himaye eden büyüklerin adlarını…
Sonra mübarek annelerimiz olan zevcelerini ve sana evlat olma şerefine erişen çocuklarını…

Daha biz ufacık bir çocukken, oturmuştun yüreğimizin en güzel yerine…

Ya biz sana lâyık bir ümmet olabilmiş miydik acaba?

Şimdi bu ızdırabı yaşıyorum.
Gönül heybemde gözyaşlarım, yürek tezgahımda işlenen sancılarım ve senden dilendiğim şefaatin var dilimde.
İçim en derin yerinden sızlıyor.
Öyle bir sızı ki, seslendirsem deli divane derler bana.

Ey, kendisine yollanan selâmları işiten vefalı Dost!…

Sana ümmet olmak için seni sevmek yeterse eğer, ben seviyorum.
Elbette Seviyorum…
Nasıl sevmem?
Kalbimin bütün zincirleriyle nasıl bağlanmam sana?
Kimler seni ölesiye sevmedi ki,
Ya Rasulallah?

Hz. Bilal’e kızgın kumlar üzerine dayanma gücü veren, sana olan bağlılığı ve sevgisi değil miydi?
Hz. Ebu Bekir’e, ‘anam, babam sana feda olsun Ya Rasulallah!’ dedirten şey neydi?
Nasıl sevmem Seni ?
Elbette seviyorum…
Bir ömür boyu…
Daha niceleri Efendim!…

Daha nice kalp seninle, sevginle dolup mübarek olmamış mıydı?
Mübarek sevgin daha nice kalbe ışık olup hayat vermemiş miydi?
Bir güvercin seni korumak adına türlü oyunlar oynamamış mıydı?
İspatlamamış mıydı, sensiz kalan yüreklerin, gözlerin kör olduğunu?
Ve hepsinden önemlisi ,
Cenab-ı Hak sana olan sevgisini, ‘Sen olmasaydın, âlemleri yaratmazdım’ şeklinde ifade etmemiş miydi?

Sevginle doluyum Ya Rasulallah!

Gönlüme hayat, gözlerime ışık olur musun?
Bir hurma kütüğününki kadar olamayan muhabbetimi kabul eder misin?
Sen özümsün, tutkunun oldum,
Ya Rasulallah!

Beni de yoluna düşenlerin içine alır mısın?
Şemsiyende gölgelendirir misin, aşkınla ve hasretinle kavrulmuş gönlümü?
Duy lütfen feryadımı, tut elimden, Ümmetin olmak istiyorum.
Ey özümüze kor düşüren ateşli Gönül!
Biliyor musun, göz pınarlarım çorak çöller gibi, kupkuru.
Gözlerime rahmetinin yağması için yağmurlarına ihtiyacım(ız) var.

Ne olur yağmur gibi yağ üzerimize, çisil çisil…

Yarım kalmış yanımı tamamlayan Sevgili!…

Hüzünlüyüm, ama bir o kadar da umutluyum.
Zamanımız çok çetin, sana çıkan yollar sarp.
Biz gurbette mahsun, gözlerimiz ışığa muhtaç.
Senden uzakta gözlerimiz dolu ve buğulu…
Biz gökte yankılanacak ‘taleal bedru’larla kalbimize karışacağın günlerin hasreti içindeyiz.

Ey sevgili, En Sevgili!…
Ey gönüller Fatihi!…
Elimizde bir demet Gül, Seni beklemekteyiz.